Hızlı Konu Açma

Hızlı Konu Açmak için tıklayınız.

Son Mesajlar

Konulardaki Son Mesajlar

Reklam

Forumda Reklam Vermek İçin Bize Ulaşın

Ahmet Çakır: Beklenen perişanlık

Tusunami

Fahri Üye
Fahri Üye
Galatasaray
Katılım
28 Temmuz 2013
Mesajlar
47
Tepkime puanı
9
Puanları
0
Konum
Universe
Web sitesi
www.twitter.com
Her sezona birtakım umutlarla başlıyoruz: Büyük bir tutkuyla bağlı olduğumuz futbolun biraz daha uygar koşullarda oynanmasını
yorumlanmasını filan bekliyoruz ama pek sözü edilmeye değer bir gelişme olmuyor.


Sivas seyircisi ülkenin en iyileri arasında rahatlıkla gösterilebilir. Önceki sezonlarda örnek bir tavır içindeydiler. Ancak onlar da öfke ve küfür modasına uymakta ne yarar gördüler
insanı bu işten soğutuyor.


Galatasaray geçen sezondan bu yana sadece Ali Turan ve Lorik Cana değişikliği ile sınırlı kalmanın sancısı içindeydi. Onların da takımı güçlendirdiğini söylemek yersiz bir şaka olurdu.


Ancak daha maçın başında gelen gol
olabilecek en güzel işti. Mustafa Sarp geçen sezonki faydasız çırpınışını bu kez yararlı işe dönüştürmeye başladı. Bu önemli bir kazanç.


Ancak gol sonrasında her maçtaki dert hemen ortaya çıktı: Ortaalanın top tutamayışı sorun olmaya başladı. Emre Çolak'ın bu derde derman olsun diye takıma konulduğunu düşünmüştük ama sağ kanatta biraz hapsolmuş gibiydi. Asıl yapabileceği işlerin uzağında kaldı. Üstelik sol ayaklı adamı sağa koymaktan beklenen öteki faydalar da pek ortaya çıkmadı.


Ayhan'ın onca çabadan sonra çok basit pasları bile veremeyişi hem onun emeğini değersizleştiriyor hem de takımı öldürüyor. Arda'nın da goldeki katkısının ardından hiçbir etkinlik gösteremeyişi
özellikle serbest atış ve köşe atışlarını berbat kullanışı kayıpta önemli etkendi. Bu yüzden de oyundan alındı.


Sivasspor geçen sezondan bu yana epeyce yenilenmiş. Teknik direktörünün yenilgiyi kabul etmeyen tavrı takıma daha bir yansımış. Özellikle siyahi oyuncusu Bruno Zita'nın çabukluğu
Ceyhun'un bilinen becerisi takımı ayağa kaldıracak nitelikte. Sivasspor hem taktik olarak ne yaptığını daha iyi bilen hem de daha çok mücadele eden taraf olarak galibiyeti söke söke aldı.


Nitekim gol ikisinin işbirliğinden geldi. Ancak bu golde Sarı-Kırmızılı savunmanın yap top perişanlığı temel etkendi. Sahanın en kısa adamı
kimse engel olamıyor! Üstelik bu hemen her maç tekrarlanıyor. İdmanlar ne işe yarar dersiniz?


İkinci golde neredeyse bütün takımın Ceyhun'u düşürmeye çalışıp da beceremeyişi utandırıcıydı... Harcanan onmilyonlarca dolardan sonra sahada hiçbirşeyi beceremeyen bir takımın yer alışı çok hazin. Gol atsın diye oyuna alınan M.Batdal'ın adam kovalamak zorunda kalışı bu perişanlığın bir başka belgesiydi.


Sezona böyle bir yenilgiyle başlarsanız önümüzdeki günlerde dünyanın en iyi adamlarını da alsanız bir yere varabilmeniz pek kolay olmaz. Tıpkı 'sadece bir hazırlık maçı' olarak gördüğünüz Fenerbahçe yenilgisi nasıl takımın bütün güvenini yokettiyse bunun da öyle bir etkisi olur.


O zaman yine bir futbol beyitiyle bitirelim: Yerseniz böyle enayice golleri
Değişirsiniz futboldaki rolleri. <div>
__________________
 

Users Who Are Viewing This Konu (Users: 0, Guests: 1)

Üst