- Katılım
- 28 Temmuz 2013
- Mesajlar
- 47
- Tepkime puanı
- 9
- Puanları
- 0
- Konum
- Universe
- Web sitesi
- www.twitter.com
Kulübümüzün kurucusu
ölümünün 57. yıldönümünde saygıyla anıyoruz.
Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu Ali Sami Yen için
bugün saat 10:30'da Feriköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında bir anma tören düzenlenecektir.
ALİ SAMİ YEN (1886-1951)
Köklü Bir Ailenin Spora Gönül Vermiş Evladı Kurucumuz
Ali Sami Yen’in 1886’dan 1951’e kadar süren 65 yıllık yaşamının öyküsü....
“Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak
hatta onlardan daha da iyi oynayarak.
İşte yüzyılın başındaki bu macera
ancak özgürlükler konusunda tam anlamıyla yaya kalınmıştı.
Halbuki değişen ve gelişen dünya şartlarında bilgi hızla yer değiştirmeye başlamış
benzer etkileri sportif alanda da yapmakta gecikmemişti. Dünyada spor alanında yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan yeni oyunlar fazla zaman kaybetmeksizin imparatorluğun o günkü başkenti olan İstanbul’un kozmopolit ortamına düşüvermekteydi.
Futbol ile Tanışıyoruz
İşte 1900’lü yılların başında İstanbul’daki İngilizlerin çayırlarda oynadıkları bir oyun Galatasaray Sultanisi’nde okumakta olan gençlerin ilgisini çekmekte gecikmemişti. Dikdörtgen bir alanda 11’er kişilik takımlar
kısacası futbolun coşkusunu yaşamak bambaşka bir keyiftir.
Bu oyunu ilk kez Kadıköy’deki çayırda oynanırken gören Ali Sami Bey
kimlerden öğrenileceği ise meçhullerin de meçhulüdür.
O günlerde top denilen nesne Galatasaray Sultanisi’ne girmiştir girmesine. Ve bu top ile oynamak sevdası da çok kişinin gönlüne düşmüştür düşmesine. Ancak top ile oynamaktan anlaşılan şey; ya topu bir vuruşta okulun damından daha yukarıya aşırmaktır
okul müdürü Abdurrahman Şeref Bey tarafından bir çok kez azarlanır.
Abdurrahman Şeref Bey “… Ali Sami Efendi sen çalışkan bir talebesin. Böyle arbedelerin başına geçmeni sana asla yakıştıramıyorum ve bu mevzunun ele başılığını yapmana da hayret ediyorum …†diyerek birçok kereler kulağını çekiverir. Ancak değişen fazla bir şey olmaz. Top sevdası bir kere gönüllere düşmüştür artık. İşte böylesi bir ortamda Ali Sami vasıtasıyla kuralsız kaidesiz biçimde de olsa futbol oyunu ile tanışan Galatasaraylılar
Galatasaray’ı kurmaya soyunurlar.
Ali Sami Kimdir?
1905 yılında öğrencisi olduğu okulda en yakın arkadaşları olan Emin Bülend ve Asım Beyler ile takımı oluşturan
ilk formaları ablası başta olmak üzere eşe dosta diktirerek sahaya takım gibi bir takım çıkartan ve henüz isimsiz olan takıma seyircilerin yakıştırdığı Galatasaray Efendileri’nden ilhamla bugün de gururla taşıdığımız adını koyan Ali Sami Bey 20 Mayıs 1886 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelir.
Ünlü dilbilimci ve yazar Şemsettin Sami’nin oğluydu. Babası 1850 yılında bugün Yunanistan sınırları içinde yer almakta olan Yanya’da dünyaya gelmişti. Ailenin bu topraklardaki geçmişi yüzyıllara dayanmakta olup
bu sahada kendisini geliştirmeye başlamıştı.
Yaptığı mutsuz evlilikler
Kamus-ı Fransevî gibi lügatler ile Kamus’ül-Alâm adını taşıyan ansiklopedik lügatleri ile Şemsettin Sami kültür dünyamızda kendisine müstesna bir yer edinmiş bulunmaktaydı. Türkçe’nin dil sorunlarını inceleyen ve dildeki yabancı kelime ve kuralların Türkçe’den arındırılmasını savunan ï¬emsettin Sami son yıllarını bir takım politik görüşlerinin sarayı rahatsız etmesi üzerine Caddebostan semtindeki köşkünde göz hapsinde geçirmek durumunda kalmıştı. 1904 yılında da sessiz sedasız bu hayata gözlerini kapatmıştı.
Şemsettin Sami 1886 yılında dünyaya gelen oğlu Ali Sami’yi işte böylesi zorlu ve karmaşık bir ortamın şartları altında yetiştirmeye çalışmıştı. İlk tahsilini babasından alan Ali Sami daha sonrasında ise babası tarafından dönemin önde gelen okullarından birisine
oluşturduktan sonrada azimle onu geliştirmeyi ve kurumsallaştırmayı da babasından öğrenmişti. 1906 yılında mezun olduğu okul da elbetteki bunları pekiştiren bir etki yapmıştı Ali Sami’nin üzerinde. Tıpkı dönemin yükselen değeri olan modern milliyetçilik ile özgür düşüncenin önemini de bu okulda öğrenmiş olduğu gibi.
Ali Sami ve Sporla İçiçe Günler
Bu arada Ali Sami tarafından binbir güçlükle kurulan takım da bir şekilde sahaya çıkar. Daha doğrusu o günlerde adına saha denilen İstanbul çayırlarına. Elbette kırmızı fesli hafiyelerin sıkı takipleri altında. O zor günlerde okuldan gizlice moda çayırına gidilir
yani kuruluşundan bir yıl sonra Galatasaray dönemin çok güçlü takımlarından birisi olan Imogen ile oynanan ve kıran kırana geçen bir maçı berabere bitirir. Bu o günün şartlarında tam anlamıyla bir zaferdir. Zaten bunun üzerinden çok da fazla bir zaman geçmeden II. Meşrutiyetin ilanı ile başlayan liglerde ilk şampiyon Türk takımı olarak Galatasaray adını zirveye yazdırıverir. Sene 1909’dur.
Aktif Sporculuktan Sonraki Günler
Galatasaray’ın futbolda kısa zaman zarfında elde ettiği başarılarda şüphesiz ki
Ali Sami’nin futbol sahalarındaki kariyerine de bir anlamda nokta koyar. Uzun süren bir tedavi süreci sonunda yine futbol sahalarına dönse de artık eskisi gibi oynayamaz.
Ancak bu onun futboldan
Meşrutiyetin ilanı sonrasında tescili yapılan kulübün ilk başkanı olur. Ve 1905 başlangıç kabul edilmek üzere 1918 yılına değin 13 yıl aralıksız başkanlık yapar. Daha sonra bir de 1925 yılında bir yıllığına başkanlık koltuğuna bir kez daha oturur.
Futbol sahalarından uzak kaldığı günlerde başka sportif uğraşlara yönelir Ali Sami Bey. Fenerbahçeli Sait (Cihanoğlu) Bey ile birlikte Kısıklı ve Hekimbaşı taraflarında ava çıkar. Ancak hayvanları vurmaya kıyamadığından bu av partileri onun için daha çok kır gezilerine dönüşür.
Hukuk Mektebi'ne kaydolduğu
ilk müzeyi de bu mekanda kurar.
Yine aynı günlerde Ali Sami
tütün tekelini idare eden bir kuruluş olan tütün rejisinde memur olarak çalışmaya başlar.
Spor Yöneticiliği Günleri Başlıyor
Savaş yıllarının zor şartları altında bile sporla ilişkisini kesmeyen Ali Sami Bey
sizler de burada işgal güçlerinin takımlarına karşı yaptığınız maçlarda aldığınız galibiyetler ile halka moral vererek çok mühim bir iş yaptınız…†diyerekten kendilerini kutlar.
Kısa bir zaman sonrada
aynı zamanda Romanya karşısında ilk maçına çıkan milli takımı da bu karşılaşmaya teknik sorumlu olarak hazırlar.
1924 yılında ise Ali Sami Bey
orada Ali Sami Bey başkanlığında sergiledikleri modern Türk imajıyla büyük takdir ve ilgi toplarlar.
Sessiz Yıllar
Cumhuriyetin kuruluşu ile başlayan süreçte yaşanan büyük coşkuya paralel olarak Türk sporunun gelişmesi adına aynı coşku ile bir çok yeniliğe imza atan Ali Sami Bey
doğrudan doğruya spor adamlarının işi olduğunu düşünmektedir.
Bu yıllarda Tekel idaresinde değişik görevler üstlenen Ali Sami Bey
yani Yen’i alır.
Bu arada otomobil merakı sadece bir hobi olarak kalmaz. Yabancı dilden motor sporları yönetmeliklerini tercüme ederek
motor sporlarının bu ülkedeki ilk yazılı kurallarını hayata geçirir. Kırklı yıllarda ise Seyrüsefer Komisyonu üyeliği ile Turing Kurumu'nun otomobil kısmının başkanlığı görevlerine getirilir. Türkiye’deki motor sporlarının ivme kazanması da böylece Ali Sami Yen’in bu görevlere atanmasıyla birlikte başlar. Daha önce altyapısını hazırladığı motor sporları Ali Sami Yen’in teşvikiyle kırklı yılların sonlarından itibaren Türkiye’de de yapılmaya başlanır.
Son Yıllar
1950 yılında Milli Eğitim Bakanlığının isteği üzerine sporun amatör bir teşkilat tarafından idaresini sağlayacak bir yasa tasarısının hazırlıklarına katılır. Yine aynı dönemlerde spora yönelik olarak bir kitap hazırlığına girişir. Ancak yayınlamaya muvaffak olamaz. Çünkü 29 Temmuz 1951 günü sabaha karşı geçirdiği bir kalp krizi sonucunda bu hayata veda eder Ali Sami Yen. Ölümü tüm ülkede büyük bir üzüntüyle karşılanır. Ancak mücadeleci kişiliği ve örgütçülüğü ön planda tutan yönetim anlayışı ile oluşturduğu bir büyük camia
2005’ten de sonsuzluğa değin hep başarılara imza atmak adına… <div>
__________________
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
İstanbul!
Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu Ali Sami Yen için
ALİ SAMİ YEN (1886-1951)
Köklü Bir Ailenin Spora Gönül Vermiş Evladı Kurucumuz
“Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak
İşte yüzyılın başındaki bu macera
Halbuki değişen ve gelişen dünya şartlarında bilgi hızla yer değiştirmeye başlamış
Futbol ile Tanışıyoruz
İşte 1900’lü yılların başında İstanbul’daki İngilizlerin çayırlarda oynadıkları bir oyun Galatasaray Sultanisi’nde okumakta olan gençlerin ilgisini çekmekte gecikmemişti. Dikdörtgen bir alanda 11’er kişilik takımlar
Bu oyunu ilk kez Kadıköy’deki çayırda oynanırken gören Ali Sami Bey
O günlerde top denilen nesne Galatasaray Sultanisi’ne girmiştir girmesine. Ve bu top ile oynamak sevdası da çok kişinin gönlüne düşmüştür düşmesine. Ancak top ile oynamaktan anlaşılan şey; ya topu bir vuruşta okulun damından daha yukarıya aşırmaktır
Abdurrahman Şeref Bey “… Ali Sami Efendi sen çalışkan bir talebesin. Böyle arbedelerin başına geçmeni sana asla yakıştıramıyorum ve bu mevzunun ele başılığını yapmana da hayret ediyorum …†diyerek birçok kereler kulağını çekiverir. Ancak değişen fazla bir şey olmaz. Top sevdası bir kere gönüllere düşmüştür artık. İşte böylesi bir ortamda Ali Sami vasıtasıyla kuralsız kaidesiz biçimde de olsa futbol oyunu ile tanışan Galatasaraylılar
Ali Sami Kimdir?
1905 yılında öğrencisi olduğu okulda en yakın arkadaşları olan Emin Bülend ve Asım Beyler ile takımı oluşturan
Ünlü dilbilimci ve yazar Şemsettin Sami’nin oğluydu. Babası 1850 yılında bugün Yunanistan sınırları içinde yer almakta olan Yanya’da dünyaya gelmişti. Ailenin bu topraklardaki geçmişi yüzyıllara dayanmakta olup
Yaptığı mutsuz evlilikler
Şemsettin Sami 1886 yılında dünyaya gelen oğlu Ali Sami’yi işte böylesi zorlu ve karmaşık bir ortamın şartları altında yetiştirmeye çalışmıştı. İlk tahsilini babasından alan Ali Sami daha sonrasında ise babası tarafından dönemin önde gelen okullarından birisine
Ali Sami ve Sporla İçiçe Günler
Bu arada Ali Sami tarafından binbir güçlükle kurulan takım da bir şekilde sahaya çıkar. Daha doğrusu o günlerde adına saha denilen İstanbul çayırlarına. Elbette kırmızı fesli hafiyelerin sıkı takipleri altında. O zor günlerde okuldan gizlice moda çayırına gidilir
Aktif Sporculuktan Sonraki Günler
Galatasaray’ın futbolda kısa zaman zarfında elde ettiği başarılarda şüphesiz ki
Ancak bu onun futboldan
Futbol sahalarından uzak kaldığı günlerde başka sportif uğraşlara yönelir Ali Sami Bey. Fenerbahçeli Sait (Cihanoğlu) Bey ile birlikte Kısıklı ve Hekimbaşı taraflarında ava çıkar. Ancak hayvanları vurmaya kıyamadığından bu av partileri onun için daha çok kır gezilerine dönüşür.
Hukuk Mektebi'ne kaydolduğu
Yine aynı günlerde Ali Sami
Spor Yöneticiliği Günleri Başlıyor
Savaş yıllarının zor şartları altında bile sporla ilişkisini kesmeyen Ali Sami Bey
Kısa bir zaman sonrada
1924 yılında ise Ali Sami Bey
Sessiz Yıllar
Cumhuriyetin kuruluşu ile başlayan süreçte yaşanan büyük coşkuya paralel olarak Türk sporunun gelişmesi adına aynı coşku ile bir çok yeniliğe imza atan Ali Sami Bey
Bu yıllarda Tekel idaresinde değişik görevler üstlenen Ali Sami Bey
Bu arada otomobil merakı sadece bir hobi olarak kalmaz. Yabancı dilden motor sporları yönetmeliklerini tercüme ederek
Son Yıllar
1950 yılında Milli Eğitim Bakanlığının isteği üzerine sporun amatör bir teşkilat tarafından idaresini sağlayacak bir yasa tasarısının hazırlıklarına katılır. Yine aynı dönemlerde spora yönelik olarak bir kitap hazırlığına girişir. Ancak yayınlamaya muvaffak olamaz. Çünkü 29 Temmuz 1951 günü sabaha karşı geçirdiği bir kalp krizi sonucunda bu hayata veda eder Ali Sami Yen. Ölümü tüm ülkede büyük bir üzüntüyle karşılanır. Ancak mücadeleci kişiliği ve örgütçülüğü ön planda tutan yönetim anlayışı ile oluşturduğu bir büyük camia
__________________
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi